TARİHİN EN İLGİNÇ SAVAŞI (Kendi Kendini Yenen Ordu Şebeş Savaşı)

TARİHİN EN İLGİNÇ SAVAŞI (Kendi Kendini Yenen Ordu Şebeş Savaşı)

1778 yılında Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya Arşidüklüğü arasında yapılan bu savaş Dünya tarihinin en tuhaf savaşlarından biri olmayı başarmıştır . Romanya’nın Karansebeş bölgesinde yaşanan sebeş muharebesini tuhaf yapan özelliği 100 bin kişilik Avusturya ordusunun kendi askerlini Osmanlı askeri sanarak öldürmesi ve Osmanlı ordusu daha savaş alanına gelmeden savaşı kazanmış olmasıdır. Avusturya Arşidüklüğü’nün bu savaşta 10 bin askerinin ölmüş olduğu sanılmaktadır
Videoda Avusturya ve Osmanlı kaynaklarına göre yapılan iki farklı anlatım mevcuttur
Savaş Avusturya kaynaklarında nasıl anlatılıyor ?
Karánşebeş bilinen adıyla Şebeş muharebesi, 17 Eylül 1788 akşamı Osmanlı kuvvetlerini arayan Avusturya öncü birlikleri arasında gerçekleşir. Yaklaşık 100.000 kişilik Avusturya kuvvetleri Osmanlılarla savaşmak için Karánsebes kasabası (Günümüz Romanyasında Caransebeş) yakınlarında kamp kurar.
Hussar yani (hafif süvari birliği) keşif için Timiş nehrinin karşı yakasına geçer, Osmanlılardan hiçbir iz bulamaz. Hussar birliğinin yolda karşılaştığı çingene konvoyu muzaffer Avusturya askerlerine kendilerinden alkollü bir içki türü olan schnapps satın almalarını teklif eder. Tekliften memnun kalan Hussarlar içki fıçılarını satın alırlar. Sonradan nehri geçen bir başka Avusturya piyade kolu, Hussarların bu içki partisine katılmak ister. Lakin Hussarlar içki fıçılarını piyadelerle paylaşmak istemez. İçki fıçılarının etrafını sarıp koruma altına alır, tartışma sürerken bir asker ateş eder. Böylece Hussarlar ve piyadeler arasında çatışma başlamış olur.
Çatışma sırasında bazı piyadeler, Hussarları korkutma amaçlı Turciii! Turciii! diye haykırır.(Romence: Türkleeer!). Bunu duyan Hussarlar Türkler geldi zannedip kaçar, Hussarların kaçtığını gören piyadelerde kaçışmaya başlar. Zira Avusturya Ordusu Lombardlı İtalyanlardan, Balkan Slavlarından, Avusturyalılardan ve çeşitli azınlıklardan oluşan karma bir ordudur. Bu sebeple askerler birbirlerini anlamakta zorlanmaktadır. Durumu düzeltmeye çalışan Avusturyalı subaylar Halt ! (Almanca:Durun!) Halt ! (Durun!) diye bağırır, fakat Almanca bilmeyen askerler bu kelimeleri Allah ! Allah ! diye anlayınca işler daha da kötüleşir.
Süvarilerin kampa doğru dörtnala geldiğini gören bir birlik kumandanı, Osmanlı akıncılarının saldırısına uğradıklarını zannedip,topçulara ateş emri verir. Bu sırada, çatışma sesini duyan askerler ne olduğunu anlayamadan kaçmaya başlar. Birlikler her gördüğü gölgeyi Türk zannedip vurmaya başlar, aslında ateş ettikleri kendi askerleridir. Bu kargaşa sonucu tüm ordu geri çekilir, İmparator II. Joseph atını küçük bir çaya sürerken attan düşüp sakatlanır.
İki gün sonra olay yerine ulaşan Osmanlı ordusu 10.000 kadar ölü ve yaralıyla karşılaşır ve Karanşebeş şehrini rahatça ele geçirir.
Avusturya kaynakları içinde bu savaşla ilgili yayınlanan en eski kaynaklardan biri olaydan yaklaşık 59 yıl sonra A. J. Gross-Hoffinger tarafınfan yazılan “Geschichte Josephs des Zweiten” adlı kitaptır ve çoğu yazar 1. Anlatımı bu kitabı temel alarak yazmışlardır. Diğer bir kitapta [8] olaydan 55 yıl sonra çıkarılmış bir kitaptır. Bu kitapta bu olay ile ilgili “Austrian Military Magazine of 1831” adlı bir dergiye atıf yapmakta ve bu dergide tam hikâyesinin bulunduğundan bahsetmektedir.
OSMANLI KAYNAKLARINA göre savaş nasıl gerçekleşti
Osmanlı Padişahı I. Abdülhamit’in emriyle Sadrazam Koca Yusuf Paşa Osmanlı ordusunu Sofya üzerinden harekete geçirtti.[1]
Lazarathâne isimli bir mevkide Avusturya ordusuyla karşılaşan Memiş Paşa’nın süvarileri, şiddetli bir hücumla Avusturya ordusunu istihkâmlarından söktü. İki yüz bin kişilik orduya sahip olan Avusturya İmparatoru II. Josef, sayıca üstün olmasına karşın bu saldırı karşısında tutunabilmek için ordusunu Muhadiye Boğazı’na doğru çekmek zorunda kaldı. Muhadiye Boğazı, çok sarp ve geçilmesi ve zapt edilmesi zor bir yerdi.
Üç gün süren Muhadiye Muharebesi çarpışmalarında Avusturya ordusu ağır bir yenilgiye uğratılıp boğazdaki tabyalar ele geçirildi. Muhadiye Muharebesi’nin kaybedilmesiyle, Muhadiye boğazında tutunamayan Avusturya İmparatoru II. Joseph, Şebeş boğazına güç bir hâlde kaçtı.[2]
Muhadiye Muharebesi’nde bozguna uğrayan Avusturya İmparatoru 80.000 kişilik ordu ve 500 top ile Şebeş Boğazı’nda mevzilendi ve bu mevziler gayet iyi tahkim edildi. Fakat bu Avusturya ordusu için sorunlar çıkmıştı. İmparator, Eflak’da bulunan 30.000 kişilik Avusturya ordusunun komutanı General Fabriz’e emir gönderip Sebes önünde bulunan Osmanlı ordusunun gerisine gelip arkadan hücuma geçmesini emretmişti. Fakat General Fabriz bu emre itaat edemeyeceğini bildiren bir cevap gönderdi. Yolların mevsim icabı kapalı olduğunu ve bu yollardan emri altındaki ordu ile yürüyüşe geçerse 20.000 kadar zayiat verileceğini hesapladığını bildirip bu büyük zayiat verilirse Eflak’taki Avusturya elinde bulunan arazilerin de Osmanlılara geçmesini büyük olasılığı olduğunu da ifade etmişti. Bu takviyenin gelmeyişi Şebeş’de başkomutan imparatoru zora düşürdü.[3]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir