Truman Doktrini Ve Marshall Planı

Truman Doktrini Ve Marshall Planı

Web sitemizden tüm videoları bulabilirsiniz https://www.faruksenturk.org Kanalıma destek olmak için aşağıdaki linkten abone olabilirsiniz. https://goo.gl/nphWXX
Truman doktirini ve Marshall planı

Truman doktrinin temeli , Amerikan yöneticilerinin sürekli ağır bir Sovyet tehdidi altında bulundukları korkusudur . Bu korkuysa savaştan sonra Avrupa’da ortaya çıkan olaylardan ve ABD’nin bu olayları yorumlayış biçiminden doğmuştur. Böylece, 1947 yılını izleyerek, Amerikan dış politikasının temel anlayışı komünizme karşı açılan savaş olmuştur ve bu savaşın çıkış noktasında da Truman Doktrini vardır. Ayrıca Sovyet-Amerikan mücadelesinin tarihi bir boyut içinde anlaşılması gerekir. ABD Ikinci Dünya Savasl‘ndan sonra zengin ve yeryüzünün en güçlü devleti olarak dünya önderliği rolünü almıştı ve savaş öncesinin, yani 1930’ların düzenini en iyi biçimde korumayı amaçlamaytaydı . Öte yandan Sovyetler Birliği, savaştan Versaılles sistemine geleneksel bir bagı olmadan çıkmıştı. Işte Truman Doktrini, Versailles düzenini sürdürmek isteyen ABD ile bu düzene baglılıgı olmayan ve hatta bunu kendisine karşı yapılmış olarak yorumlayan Sovyetler Birliği arasında, Ikinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan çatışma nın ilk önemli göstergesi anlamındadır. Ayrıca Ingiliz birliklerinin çekilmesi ile Yunanistan’da aşın solcu bir iktidarın işbaşına geçmesi ve Sovyet etki alanının, içine Yunanistan’ı da alacak biçimde güneye doğru genişlemesi, Amerikan yöneticileri açısından üzerinde durulması gereken bir olasılıklı. Başkan Truman’a göre, Sovyetler Birliği Yunanistan’dan sonra Türkiye’yi de denetimi altına alacak olursa, ABD ve Batı Avrupa için yaşamsal öneme sahip Ortadogu Sovyet etki alanı içine girebilirdi.

Işte bu koşullar altında Truman, 1947 yılının başından başlayarak, yalnız Yunanistan ile Türkiye’ye askeri yardım yapmakla kalmıyor, aynı zamanda Amerikan dış politikasına yeni bir unsur, “Sovyetler Birliği’ni Çevreleme Politikası”nı (Containment Policy) getirmiş oluyordu. Bu politika, Sovyet askeri tehdidi ya da bir komünist devlet tarafından desteklenen iç savaşların hüküm sürdüğü bütün devletlere yardım yapmak biçiminde özetlenebilir. ABD tarafından Yunanistan ve Türkiye’ye yapılan yardım, yani Truman Doktrini, bu tutumun ilk belirtisidir.

b) İlanı ve Sonuçları

Başının Truman, 12 Mart 1947 tarihinde Kongre’de kendi adıyla anılacak olan mesajını okudu. “Amerikan dış politikasının, kendilerini boyunduruk altına almak için silahlı azınlıklara harcanan çabalara (Yunanistan kastediliyor) ve dış baskılara karşı koymaya çalışan özgür ulusları (Türkiye kastediliyor) destekleme amacına yönelmesi gerektigi kanısındayım” diyen Truman, Kongre’den hükümete, Türkiye ve Yunanistan’a 400 milyon dolarlık askeri yardım yap ma yetkisinin verilmesini istemiştir. Bu istek kabul edilmiş ve 22 Mayıs 1947 tarihinde Truman yardımı başlamıştır.

Bu yardımın 300 milyonu Yunanistan’a, 100 milyonuysa Türkiye’ye verilmiştır.

Truman Doktrini, bir yandan yeryüzünün iki bloka ayrıldığını ve Sovyet-Amerikan mücadelesinin başladıgını ilan edip 1990’a kadar artıp azalan tempolarla sürecek olan soguk savaşın ilk adımlarını oluştururken, öte yandan Dogu Avrupa ve Balkanlar’daki bölünmeyi de çok daha kesin çizgileriyle ortaya koymuştur. Truman Doktrini’nin ilanından sonra, özellikle Balkanlar’ın komünist devletleri arasında başlamış bulunan ittifak görüşmeleri bulanmış ve 1947 yılının sonunda, ABD’nin hem askeri hem de ekonomik bakımdan desteklediği Türkiye ve Yunanistan’a karşı Balkanlar’daki ittifak şebekesi tamamlanmıştır.

Truman Doktrini’nin ilanından sonra, ABD bu doktrini Ortadoğu’ya da genişletmek için İngiltere’yle birlikte girişimlerde bulundu. Ancak bu dönemde Sovyetler’le sınır komşusu olan iki devlete (Türkiye ve ilerde değinilecek olan Iran) baskısı dışında, Moskova’nın Ortadoğu’daki etkinligi çok azdı. Bu yüzden, kendilerini, Türkiye’nin aksine, doğrudan bir Sovyet tehdidi altında görmeyen Arap devletlerinin büyük bir çoğunluğu doktrinin genişletilmesine izin vermediler.

2. Marshall Planı

ABD Dışişleri Bakanı George Marshall’ın bir sbykvmdc oruy: attığı ve Avrupa’nın ekonomik kalkınmasıyla ilgili olan bu plan, soguk savaşın çıkış noktası sayılabilecek Truman Doktrini’nden ayrı bir anlam taşımaktaydı. Marshall bu söylevinde, Avrupa ülkelerinin ekonomilerinin kötü durumunu ve Nazilerin yıkıcı yönetimleri altında nasıl boş yere tüketildiğini hatırlatarak, yiyecek maddeleri karşılıgında Avrupa kentlerinin çiftçilere gerekli olan malzemeyi veremediklerini söyledi. Bu durumunsa, Avrupa hükümetlerini, ellerinde bulunan sınırlı döviz ve dış krediyle, başka ülkelerden yiyecek maddeleri almaya zorladığını ekledi. Amerikan Dışişleri Bakanım göre bu kısır döngü ABD’nin Avrupa’ya daha çok yardım etmesiyle kırılabilirdi..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir