Yeni Dünya Düzeni   2030 Hedefi ve Dijital Devrim

Yeni Dünya Düzeni 2030 Hedefi ve Dijital Devrim

Bir önceki konumuz 100 yıl önceki dünya düzeninin nasıl şekil aldığı hakkındaydı . Bugün ise geleceğe bakmaya çalışacağız . 2019’un sonunda Çin’de yeni tip korona virüs vakası görüldü . 2020’nin mart ayında tüm dünyada pandemi ilan edildi. Pandeminin şifreleri yıllar öncesinden zaten verilmişti . Pandemi yeni dünya düzeni için bir katalizör görevi görecekti . Sözde pandemi çıktıktan sonra heryerde korona virüs öncesi hayatımıza dönemeyeceğimiz , bunun bir milat olduğu söylenir oldu . Herkes pandemi bitse de hayatlarımıza dönsek diye beklerken küresel sistem böyle olmayacağını gösterdi . Tüm dünya tabiri caizse bu ‘’plandemi‘’ senaryosuyla oyalanırken yeni dünya düzeninin kilometre taşları bir bir yerleşmeye başlıyordu .
Dijital bir dünya geliyor . Dünyanın heryerine 5G istasyonları kurulurken Elon Musk’ta uydularını yörüngeye bir bir gönderiyor . Yeni dünyanın internet altyapısı kuruluyordu . Çünkü Endüstri 4.0 her cihazın elektronik olduğu herşeyin internete gereksinim duyduğu bir yapı . Kapitalizmin , sosyal-kapitalizme evrileceği , paranın ve birçok sistemin blockchaine entegre edileceği bir devrim bu . Herşeyin dijital olacağı bu dünya düzeninde dijital diktatörlüklerin olacağı aşikar . Herşey veri olarak kaydedilirken insanlarda sadece birer veri olacak . Dijital çağın bir zorluğu olarak siber güvenlik en önemli konular arasında varlığını sürdürecek . Yapay zeka insanın yerini alırken , insanlar ne yapacak ?
Yeni düzenin önümüze getireceği zorluklar hakkında küçük bir giriş yaptıktan sonra 1980’lere dönelim . 1985 yılında Antarktika’da ozon deliğinin tespit edilmesi , 1987’de Montreal protokolünü doğurdu . 1988’de ise Birleşmiş Milletler , İPCC Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelini kurdu .
Aytunç Altındal’ın tabiriyle ‘üst tasarımcılar’ ; yıllık , beş yıllık , on yıllık , elli yıllık hatta yüz yıllık planlar yapmakta . Günü yönetmek ve geleceği inşa etmek onların bir görevi değil mi ? 80’lerdeki ozon incelmesi tespiti sonrası birçok protokol ve anlaşma devletlerin önüne koyuldu . Hedeflerin altyapısı 80’lerde başlamış olsa da bence herşey 1992 yılında Agenda 21 ile başladı .
1992 yılında Birleşmiş Milletlerin önderliğinde düzenlenen dünya zirvesi , Brezilya’nın Rio de Jenerio kentinde toplandı . Agenda 21 (gündem 21) çevreyi koruma , karbon salınımlarını azaltma , biyolojik çeşitliliği koruma gibi bir dizi amaçlar getirdi. Ama en önemlisi 21 sürdürebilir kalkınma hedefleri bugünün sdglerinin öncüsü oldu . Bugün Birleşmiş Milletlerin 17 sürdürebilir kalkınma hedefi selefi Agenda 21 ile nereyse tamamen aynı . 350 sayfalık Agenda 21 sürdürebilir hedefleri için çok uzun bir uğraş verilmiş olmalı . 80’lerde atılan ilk adımlar bugüne kadar hedefini şaşmadan devam etmekte. Şimdi önümüzdeki iki hedef 2030 ve 2050 .
Her biri ayrı bir plan ayrı bir konu olan 17 hedefin sadece başlıklarına bakmak bile yeterli bence .
1-Yoksulluğu son
2-Açlığa son
3-Sağlık ve Kaliteli Yaşam
4-Nitelikli Eğitim
5-Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
6-Temiz Su ve Sanitasyon
7-Erişilebilir ve Temiz Enerji
8-İnsana yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
9-Sanayi , Yenilikçilik ve Altyapı
10-Eşitsizliklerin Azaltılması
11-Sürdürülebilir Şehirler ve Toplumlar
12-Sorumlu Üretim ve Tüketim
13-İklim Eylemi
14-Sudaki Yaşam
15-Karasal Yaşam
16-Barış , Adalet ve Güçlü Kurumlar
17-Amaçlar İçin Ortaklıklar

1 views

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir