İlk Türk Kadın Hakan Tomris

İlk kadın hükümdar ve ilk kadın firavun tahta çıkış zamanı belli olmayan ancak saltanının bitiş tarihi M.Ö 2950’yi gösteren Merneit’tir

Sonraki zamanlarda Mö 2260’dan 2250’ye kadar Mısırı yöneten Nitocris

MÖ 1806’dan 1802’ye kadar yöneten Sobekneferu

Ve M.Ö. 1479’dan M.Ö. 1458 yılları arasında Mısır’ı yöneten Hatşeptut dünya tarihinin ilk ve Mısırın İlk kadın hükümdarlarıdır .

 Tarihteki ilk kadın hükümdar ise yılı tam olarak bilinmeyen ancak Mö 6 – 7 . yüzyılda yaşadığı bilinen Tomris’tir .

 Tomris Han , Kağan , Hakan , Hatun

Yünanlıların Lady Origana dediği Tomris veya Tomiris adının anlamı demir veya demir iz anlamlarına gelmektedir .

 Muazzam bir akla ve savaş stratejisine sahip olduğu bilinen Tomris , büyük saka hükümdarı Alp Er Tunga’nın torunu olduğu bilinir

Saka Türkleri, Alp Er Tunga’nın kağanlığı döneminde en güzel günlerini yaşadılar

Onun yönetimindeki Sakalar, Asya’nın batısında ve doğusunda çekinilen en büyük güç durumuna geldi-

Kendisini İran yayılmasını engellemeye adamıştı. İranlılar, Sakalar gerçeği meydana çıkana kadar

Anadolu’da, Azerbaycan’da, Orta Asya’da çok rahat hareket ediyorlardı-Sakalar, İranlıların bu

yayılmacı siyasetine karşı bir büyük set oldular.

 

 

 Alp Er Tunga’nın ölümünden sonra askeri ve siyasi olarak zayıflayan sakalar, aynı yüzyıl içinde yaşayan perslerle savaş durumundaydı. Perslerin başında o yüzyılın en büyük ve en merhametsiz hükümdarlarından olan Kiros vardı. Kiros; Manna Krallığı , Urartular ,Medler, , Lidya Krallığı ve Babil’i ele geçirdikten sonra gözünü kuzeydoğuda bulunan Türk topraklarına dikmişti.

Pers hükümdarı Kiros MÖ 539 senesinde büyük bir kutlamayla şehre

girerek Babil Devleti’ni (Babylon) krallığına katmıştır  Kiros yaşamının son yıllarını İran’ın

kuzeydoğusunda yaşayan bozkır kavimleriyle ve en fazla Sakalarla savaşarak geçirmiştir . Ünlü

tarihçi Heredot, Sakalar’ın bölgedeki askeri gücünü tarif etmek için  MÖ. 625 yıllarında hile ile Zile yakınlarında yok edildiği zamana kadar, tüm Anadolu Sakaların egemenliği altındaydı, diyor.( Pers orduları Alp Er Tunga’nın peşine düştü ve onu M.Ö.624 senesinde Azerbaycan’da hile ile öldürdüler.)

 Kocasının ölümünden sonra sakaların başına Tomris Hatun geçmişti. Sakaları yeniden bir araya toplamış ve ordusunu güçlendirmişti. Tomris taarruzdan ziyade savunmacı bir yapıda olmuş, bu yüzden perslerin saldırılarını daima stratejik açıdan İdeal yerde karşılamayı seçmiştir. Tomris’in bu davranışı Kiros’a göre zayıflık olarak adlandırılmış ve sürekli Türk topraklarına akınlar düzenlemiştir.

 

 

 Kiros her ne kadar acımasız bir hükümdar olsa da siyasi oyunlara önem veren birisiydi. Elçilerini Tomris Hatuna göndererek kendisiyle evlenmesi karşılığında Sakalarla savaşmayacağını öne sürüyordu. Tomris Hatun ise bu teklifin altında yatan gerçeği görmüş ve teklifi reddetmiş. Tomris Hatun’a göre Kiros’la evlenmesi durumunda Türk (Saka) toprakları Kiros’un kontrolüne geçecektir.

 

 Elçiler Tomris Hatun’un evliliği ret yanıtını iletmesi üzerine Kiros hemen Sakalara savaş ilan etti. Bu teklifi reddetmenin cezasını ödetmeyi planlıyordu. Kiros, yurdun her yanısıra topladığı savaşçılarla Saka topraklarına adım attı. Bu sırada Tomris Hatun ordularını ırmağın diğer tarafına geçirmiş ve konumlanmıştı. Kiros’a bu işten vazgeçmesi için bir mektup gönderdi, yalnız Kiros Türk topraklarını takıntısı haline getirmişti ve almadan gitmeyi düşünmüyordu.

 

 Tomris Hatun ordusunu geri çekerken bütün kuyuları kapattırmış ve otları kestirmişti. Böylece pers ordusunu yıpratmayı planlıyordu. Nitekim persler ırmağı geçtiklerinde boş kuyularla ve hayvanlarını otlatamayacakları çayırlarla karşılaştılar. Artık savaş kaçınılmazdı ve Tomris Hatun’un orduları savaşa hazırdı.

 

 

TOMRİS’İN OĞLUNUN ESİR ALINMASI

 

 İki ordu aralarında birkaç kilometre kalacak biçimde konumlandılar. Havanın kararması üzerine savaşa tutuşmayıp havanın aydınlanmasını beklediler. Ancak Kiros hain planlarından birini daha gün yüzüne çıkarmış ve tam iki ordunun arasına içinde kadınların, eğlencenin ve bütün gece yetecek kadar şarabın bulunduğu bir çadır kurdurmuştur. Tomris Hatun’un oğlu ve askerleri bu çadırı fark edip olay yerine gelir, pers muhafızlarını kılıçtan geçirerek içeriye girerler. Ancak içerisi büyülü derecede çekicidir ve kendilerini bu ortama bırakırlar. Herkes sargüzel olduktan sonra Kiros çadıra bir saldırı gerçekleştirerek çadırda bulunan herkesi öldürür ve Tomris’in oğlu Spargapies’i esir alır.

 

 Tomris Hatun oğlunun başına gelenleri öğrenince Kiros’a şu mesajı gönderir: “Kana doymayan kanlı katil Kiros, cesaret ile değil hile ile kazandın. Oğlumu bana geri ver, yaptığın bu alçaklığa rağmen seni cezalandırmadan ülkemden çekip git. Eğer bu dediğimi yapmazsan, Sakaların efendisi olarak ant içerim ki seni kana doyururum!”

 

 Kiros gönderilen bu mesaja kulak asmaz. Tomris’in oğlu Spargapies kendine geldiği zaman olanların utançlığıyla kahrolur. Ellerinin çözülmesi için yalvarır, elleri çözüldüğünde ise yenilmenin verdiği üzüntüyü kaldıramaz ve intihar eder. Oğlunun ölüm haberini alan Tomris Hatun öfkeden çılgına döner ve yemin ederek bütün ordularına saldırma emri verir. Yeminde: “Kana susamış, katil Kiros! Sen oğlumu mertlikle değil, seni de kendinden geçiren üzüm ile yendin. Ama yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!” der.

 

SAVAŞ ZAMANI

 

 

 MÖ 529 şafağının ilk ışıkları ile beraber harekete geçen Saka orduları pers ordularına yıldırım gibi çarptı. Savaş dar bir boğazda yapılmış ve oldukça yiğit can vermiştir. Savaşı bizzat kumanda eden Tomris Hatun, o gün şanına yakışır bir zafer elde etmiştir.

 

 Savaş ok atışları ile başlamış, daha sonra mızrak ve kılıçla şiddetlenmiştir. At üstünde ok atmakta ve savaş arabalarını kullanmada usta olan Sakalar kendilerinde sayıca üstün olan persleri ezmeye başladı. Turan taktiğini kusursuz zamanlamalarla uygulayan Tomris pers ordularını büyük bir yenilgiye uğrattı. Millet aşkı, strateji, zeka ve intikam isteksu ile o gün Sakalar zaferin tadını çıkardılar.

 

SAVAŞ SONRASI KİROS

 

 Savaş sırasında diğer persler gibi Kiros’ta öldürüldü. Bunca masumun ölümünden sorumlu Kiros’un cansız bedeni Tomris Hatun’a getirildi. Tomris derhal Kiros’un kafasının kesilmesini emretti ve kafasını kendi elleriyle kan dolu bir fıçıya atarak şu sözleri ifade etti: “Savaştan zaferle çıktım, ancak sen hile ile oğlumu öldürdün. Ben Sakaların Hükümdarı yemin etmiştim, işte yeminimi tutuyorum. Hayatında kan içmeye doyamamış olan sen, şimdi benim elimden kana doyuyorsun!”

 

 

 

1 views

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir