MİNİ BUZUL CAĞI GELİYOR

MİNİ BUZUL CAĞI GELİYOR

10 yıllardır küresel ısınma adıyla birleşmiş milletlerin önermeleriyle dünyadaki ülkelerin yarısından fazlası protokollerde ve anlaşmalarda bir araya geliyor . Birleşmiş Milletler her ülkeye bir karbon hedefi ve soğutma hedefi veriyor .
Küresel ısınma atmosferdeki karbondioksit ve diğer sera gazlarından dolayı güneşten gelen ısının atmosferden çıkamaması olarak tanımlanmaktadır .
Peki öyleyse yüzyıldır petrole , akaryakıtla çalışan araçlara neden ses edilmedi . Elektrikli araçlarla yeni yeni tanışıyoruz . Ama aslında 1800’lerde elektrikli araçlar vardı . Amaç toplumları petrol ve parayla kontrol etmekti . Bugün ise petrolden vazgeçiyorlar , paranında şekli değişecek . Peki toplumları nasıl kontrol edecekler gıdayla , teknolojiyle , bir de yeni parayla yani blockchain sistemiyle .
Küresel ısınma adıyla ülkelere hedefler verildi artık karbon azaltmak zorundalar . Yani herşey teknolojik olacak dijitale evrilecek . Birleşmiş Milletlerin Paris iklim anlaşmasında ilk hedef 2030 karbon emisyonu dünyada %40 azaltılacak ikinci hedef 2050 net karbon sıfır bir dünya . Yani özetlersek 2030’a kadar Yeni dünya düzeninin yüzde 40’ı kurulacak . Tamamı ise 2050’de .
Karbon hikayesi bir peri masalından ibaret . Dünya zaten soğumakta bunu bilen üst tasarımcılar hedef belirledikleri yılda zaten gezegen karbonluda olsa karbonsuzda olsa o 0.5 C derece veya 2 C derece ısı azalması yaşanacak . Hatta ve hatta dünya kendi doğal sürecinde bir mini buzul çağına ilerliyor . İşte bu protokoller ve anlaşmalardaki hedef 2030 yılına gelindiğinde gezegen mini buzul çağındayken . 2030 hedefimizi karbon emisyonunu azaltarak yerine getirdik diyecekler .
Şimdi gelelim küresel soğumanın nasıl gerçekleşeceğine ve mini buzul çağının geldiğini gösteren emarelere bir bakalım .
NASA tarafından yapılan bir araştırmaya göre Kuzey Kutbu’ndaki büyük bir okyanus akıntısı, deniz buzlarının hızla erimesi sonucu daha hızlı ve daha şiddetli bir hâl almaya başladı. Akıntı, insan kaynaklı iklim değişikliğinin bir etkisi olarak görülüyor ve tatlı su ile dolu hassas Arktik bölgesinin bir parçasını içeriyor
12 yıllık uydu verilerini kullanan bilim insanları, Beaufort Döngüsü adı verilen bu dairesel akımın eşi görülmemiş miktarda soğuk, tatlı su akışını nasıl dengelediğini ölçtüler. Bu değişikliğin, ayrıca Atlantik Okyanusu’ndaki akımları değiştirebilecek ve Batı Avrupa iklimini soğutabilecek bir potansiyele sahip olduğu söyleniyor.
2004’te yayınlanan Yarından Sonra filmi bu araştırmaya çok benzeyen bir konuyu işliyordu . Kuzay Atlantik akıntısı buzulların erimesiyle yön değiştiriyordu ve dünya hızla soğuyordu. Filmin 25. Dakikasında 2030 yazısı karşımıza çıkıyor . Bence bu bilerek verilen bir mesaj . Hatta heryerde gördüğümüz iklim değişikliği için hedef 2030 yarışının asıl nedeni bile olabilir ve bu hedefler konulmadan önce bu film yapılmıştı .

Güneş solar minimum döneminde ;
Güneşin son iki bin yıldaki değişken faaliyetinin analizi, Hükûmetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC’nin önümüzdeki yüz yıl içinde 5,8 ° C’ye kadar yükselen insan yapımı küresel ısınma hakkındaki spekülasyonunun aksine, 2030 civarında en soğuk evresi ile uzun bir soğuk iklim döneminin beklenebilir. Dünyadaki soğuk iklim dönemleriyle çakışan seküler Gleissberg güneş aktivitesi döngüsündeki minimumun, güneşin kütle merkezi etrafındaki salınım hareketini tahrik eden dönme kuvvetinin değişimindeki 83 yıllık bir döngü ile tutarlı bir şekilde bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Güneş Sistemi. Bu döngünün gelecekteki seyri ve genlikleri hesaplanabildiğinden, Gleissberg’in 2030 civarında minimum ve 2200 civarında bir diğerinin, Dünya’da şiddetli soğumanın eşlik ettiği Maunder minimum tipinde olacağı görülebilir
İngiltere’deki Northumbia Üniversitesi’nde matematik profesörü Valentina Zharkova ve ekibi gelecekte küresel iklim değişikliklerinin matematiksel olarak tahmin edilmesine olanak tanıyan bir model geliştirdi. Araştırmaya göre 2020 ile 2030 yılı arasında Güneş’in manyetik dalgaları birbirini sonlandıracak. Zharkova, bu durumun 2021 yılından itibaren yeryüzündeki sıcaklığın düşmesine ve 2030 yılında dünyada mini bir buzul çağının başlamasına neden olabileceğini belirterek “Umarım, Güneş’in manyetik döngüleri baz alınarak hesaplanan bu 30 yıllık soğuma etkisi dünyadaki kirlilik ve küresel ısınmanın etkilerini bir nebze azaltabilir” dedi. Araştırmacılar, 2030 yılının ardından Güneş’teki aktivitelerin yüzde 60 oranında azalacağını ve bu durumun dünyada en son 1645-1715 yılları arasında görülen mini bir buzul çağının başlamasına neden olacağını belirtiyor.
2018 yılında tarihçiler ve arkeologlardan oluşan uluslararası bir ekip bir araştırma yaptılar . Araştırmanın konusu tarihin en zorlu dönemi hangisiydi . Bu araştırma sonucunda 536 yılının tarihin en kötü yılı olduğu kanısına vardılar . Bence bu araştırmayı yaptıranlar bunu tesadüf eseri yaptırmadı . 536 senesinde en kötü şartların oluştuğu dönem olarak belirlendi .

1 views

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir